Avignon

Lavanta Kokulu Avignon

Avignon  Cote d’Azur-Provence seyahatinde uğradığım şehirlerden sadece biri ama Avignon Centre Gare istasyonuna ayak bastığımdan beri de en gözdesi olmayı başarmış bir şehir. Adeta kendimi evimde gibi hissettim diyebilirim. Daha önce Fransa’da sadece Paris’te bulunmuş biri olarak güney Fransa uzun süredir gitmeyi planladığım bir bölgeydi ve güneşli, lavanta kokulu, tarihi şehir Avignon böyle bir geziye başlamak için çok doğru bir nokta (Ben Marsilya’dan başladım, artık bir dahaki sefere:).

 

Avignon kesinlikle gezdiğim en harikulade Avrupa şehirlerinden biri. 14.yüzyılda tam yetmişaltı yıl boyunca (1309-1423)  papalık iktidarı altında bulunduğu için “Papalar Şehri” olarak biliniyor. Papalar Roma’ya döndükten yıllar sonra bile Avignon’daki mimari ve sanatta etkileri devam etmiş, en güzel örneği de Palais des Papes, yani Papalık Sarayı. En önemli özelliklerinden biride, Fransa’daki surları Ortaçağ’dan bu yana hiç bozulmadan günümüze dek gelebilmiş sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen bir kaç saraydan biri.

Palais des Papes

Papalık Sarayı

IMG_6058

IMG_6235

Avignon’da dikkat şeken bir başka yapı da Pont d’Avignon. Ben ekstra giriş ücreti ödeyip üzerinde gezinmedim ama tercih edilirse hazır ayağına kadar gitmişken, Papalık Sarayı’ndan toplu tarihi mekan ziyaretleri için bilet alıp burayı da görmek mantıklı.

pont d'avignon

Pont d’Avignon

Bu iki yapı kadar popüler olmayan ama benim sessiz ve huzurlu bahçesinden dakikalarca ayrılmak istemediğim Calvet Muzesi’ne de değinmeden edemeyeceğim. İçinde Provence, Hollanda ve hatta Mısır’dan bir çok eser barındıran kocaman masalsı bir şato adeta. Nedense bana biraz Fransız Kültür Merkezi’nin avlusunu hatırlattı.

Calvet müzesi

Calvet Müzesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir