Vilnüs

Vilnüs? Orası neresi?

Tatil planlarımızdan bahsederken aldığım ilk tepki böyleydi ve bu beni daha da heyecanlandırıyordu. Kabul etmek gerekir ki çok popüler bir destinasyon değil Vilnüs ama gitgide gözleri üzerine çeken bir şehir olduğunu duyuyorum sık sık (tüh burayı da mı keşfettiler!). Vilnüs’e varır varmaz bavullarımızın Kiev’de kaldığını ve süre kısıtlı olduğundan aktarılamadığını öğrendiğim için biraz hüzünlü bir tanışma oldu bizimkisi ama sonra hemen kanımız ısındı:)

vilnüs-old-town

Vilnüs biraz Prag biraz da Lviv’i hatırlattı bana nedense. Old Town yani eski şehirin kalbinde konakladığımız için görülecek herşey yürüme mesafesindeydi ki zaten Vilnüs genel olarak yürüyerek gezilebilecek bir bir şehir. Hani her şehrin kendine has bir enerjisi, atmosferi, hissiyatı vardır ya; buranın hissiyatı da huzur. Eylül’de gittiğimizden midir bilinmez ( ki bence Eylül herhangi bir Avrupa ülkesini görmek için en doğru zaman) öyle tıklım tıkış kalabalıklar, kuyruklar yok, sokaklardan usul usul klasik müzik sesleri geliyor, kimisi küçük şirin kafelerden birine oturmuş sessizce kahvesini yudumluyor, kimisi ailesiyle parkta keyif yapıyor, neşeli ve sohbet ve gülüşmeler geliyor masalardan. Nasıl gelmesin ki? Fransa, İtalya gibi pahalı şehirlerdeki kabarık hesaplar bu şehirde henüz yok. Euro’ya henüz 2015’in başında geçmiş Vilnüs ama yine de herşey Avrupa’nın diğer kentlerine göre oldukça uygun.

vilnüs-teapot

Aslında şunu mutlaka yapın burayı görmezseniz hayatta olmaz gibi klişelerle spontan keşiflerinizi baltalamayı hiç istemiyorum ama kendi deneyimlerinden yola çıkarak aklınızın köşesine küçük minik notlar bırakmak isterim;

1. Ücretsiz Vilnüs Turu:

Her gün öğlen 12’de, Vilnius town Hall’ın önünden, gönüllü vilnüs’lüler tarafından ücretsiz şehir turları düzenleniyor. Bu sayede size tarih, şehir efsaneleri ve görülecek yerler konusunda bilir kişi tavsiyeleri verebilecek “yerli” lerle tanışıp sohbet etme fırsatı buluyorsunuz. Kesinlikle kaçırmayın derim, 5 dakika önceden orada olun.

2. Bohem Uzupis:

1995’te bir grup litvanyalı sanatçı ve entellektüel Vilnüs’te bir Frank Zappa heykeli diktiler, iki yıl sonra Nisan 1’de bu bohem mahalle kendini 12 kişilik bir orduyla bağımsız bir cumhuriyet olarak ilan etti.

Günümüzde de Uzupis sanat ve kültürü temsil eden bağımsız bir cumhuriyet olarak kalmıştır, Vilnüs belediye başkanı bu durumu tolare etmekle kalmayıp geleneksel festivallerine bile katılıyormuş; darısı bizim belediye başkanlarımızın başına.

uzupis-streets

uzupis-graffiti

 3. Haçlı Tepe (Hill of Crosses):

Haçlı Tepe  her boyutta ve tasarımda binlerce haç’a ev sahipliği yapan ve kendini dine adamışlığın simgesi olarak keşişlerin uğrak yeri olmuş bir mabed. Tepeye haç bırakma adeti de Rus Çarı’na yapılan ayaklanmanın 1831’de bastırılmasından sonra başlamış.

Peki nasıl gidilir bu sürüsüne bereket haçla dolu tepeye? Önce Siauliai’ye bir bilet alıyorsunuz ve sürücü amcaya/teyzeye sizi Domantai durağında indirmesini rica ediyorsunuz sonra da Haçlı Tepe’ye adım adım küçük bir tırmanışla ulaşıyorsunuz. Bol bol resim çekmeyi unutmayın!

hill of crosses

Hill of Crosses

4. Nerede ne yenir:

Gelelim en önemli konuya, lafı buraya getirmek için sabırsızlanıyordum. Ignoto 14’te Meat Lovers Pub adında şirin mi şirin bir adı üstünde pub var ve kendi elcağazlarıyla muhteşem hamburgerler yapıyorlar. Biz Lovers Burger denedik muazzamdı; hem öğle yemeği hem de akşam yemeği için gidilebilek ucuza birşeyler içip güzel müzik dinlenebilecek iç açıcı ve oldukça da kalabalık bir mekan.

Bir de bahsetmeden geçemeyeceğim mevzu, kahve. Vilnüs’te hemen her köşe başında karanteristik, cool coffeeshop’lar var. Mood Makers özellikle favorimdi, artık kahvenin içine ne katıyorlarsa, mest oldum. Bir de son olarak daha önce bahsettiğim Uzupis bölgesinde Thierry Kepykla adında kalbimi fethetmeyi başarmış bir kafe var. Kendinize benim için bademli kruvasan ve kahve söyleyip pencereden Uzupis sakinlerinin adımlarını izleyin.

mood makers cafe

Moodmakers Coffee

 

 

 

 

 

 

 

 

 

thierry kepykla uzupis

Thierry Kepykla

 

thierry kepykla window

Thierry Kepykla

 

 

 

 

thierry kepykla'da biz

Thierry Kepykla

5. Mint Vinetu: Ah kitap kafeler ah, keşke bölünerek çoğalsanız, keşke İstanbul’a da uğrasanız. Mint Vinetu= öpülesi kitaplar + kahve + kek= mutluluk. Mesajı aldınız:)

mint vinetu book cafe

mint vinetu books

6. Interios: Ne diyor bu kız, nerede müzeler katedraller demeyin, onları zaten kendiniz de keşfedeceksiniz. Interios bir seramik tasarım stüdyosu aslında ve içeride birbirinden güzel boyut ve şekilde seramik objeler var, mutlaka beğendiğiniz bir şey çıkacaktır. Bir şey satın almasanız bile içerisi oldukça hoş bir tasarıma sahip; müzik ve ambians beni benden aldı. Bir göz atın derim.

 interios seramik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir