• kopenhag
    DANİMARKA

    Kopenhag’da Hafta Sonu Neler Yapılır

    Hafta sonu taa Danimarka’ya üstelik Aralık ayında gidilir mi? Gittik bile. Genelde Avrupa seyahatleri için en ideal zaman olarak Nisan, Mayıs ya da Eylül önerilir. Tepede pırıl pırıl güneş varken, yağmursuz çamursuz hafif kıyafetlerle gezmek gibisi yok tabi ama bu dönemler aynı zamanda pahalı uçak biletleri, müze kuyrukları ve üstünüze yağan turist öbekleri demek (öte yandan yazın Kopenhag’da güneşin akşam 9 civarında battığını da şuraya iliştireyim). Bu arada her yere bol bol fotoğraf ekledim, kişisel olarak ben görsel düşünen biriyim, seyahatle ilgili de blog yazılarında da yakındığım şeylerden biri çok az fotoğraf çok uzun paragraflar kullanılmasıydı, o yüzden elimi korkak alıştırmak istemedim. Biz Christmas ruhunu yaşayalım diye Aralık ayını seçtik…

  • LİTVANYA

    Vilnüs Seyahat Önerileri

    Tatil planlarımızdan bahsederken aldığım ilk tepki böyleydi ve bu beni daha da heyecanlandırıyordu. Kabul etmek gerekir ki çok popüler bir destinasyon değil Vilnüs ama gitgide gözleri üzerine çeken bir şehir olduğunu duyuyorum sık sık (tüh burayı da mı keşfettiler!). Vilnüs’e varır varmaz bavullarımızın Kiev’de kaldığını ve süre kısıtlı olduğundan aktarılamadığını öğrendiğim için biraz hüzünlü bir tanışma oldu bizimkisi ama sonra hemen kanımız ısındı:) Vilnüs biraz Prag biraz da Lviv’i hatırlattı bana nedense. Old Town yani eski şehirin kalbinde konakladığımız için görülecek herşey yürüme mesafesindeydi ki zaten Vilnüs genel olarak yürüyerek gezilebilecek bir bir şehir. Hani her şehrin kendine has bir enerjisi, atmosferi, hissiyatı vardır ya; buranın hissiyatı da huzur. Eylül’de…

  • İTALYA

    Bologna’da Yapılacak 7 Şey

    Bologna; Roma, Milano ya da Venedik gibi popüler olup hakettiği ilgiyi görmese de benim kalbimde özel bir yeri var. Zaten bu şehri özel ve gizemli kılan da pek çok insanın bilmediği gizli hazineleri. Hatta bu şehirde gezerken Bologna yerlilerinin, turistlerin bu şehri bilmesini istemediğini hissediyorsunuz. Ağustos’ta Roma’yı ziyaret ettiyseniz pek de haksız sayılmazlar:) Bu arada fotoğraflarıma baktıkça ah ah ne acemi fotoğraflar çekmişim o zamanlar diyorum. Bologna Streets Fountain of Neptune Bologna gibi antik şehirler surlarla çok iyi korunduğu gibi sarayları ve sanat eserleri de göz önünde ayan beyan olmuyor genelde. O yüzden etrafınızdaki o güzel binaların içine girip bizzat keşfetmeniz gerekiyor. Müzik, sanat, mimari, yemek kültürü, huzur ya da…

  • avignon fransa
    FRANSA

    Lavanta Kokulu Avignon

    Avignon  Cote d’Azur-Provence seyahatinde uğradığım şehirlerden sadece biri ama Avignon Centre Gare istasyonuna ayak bastığımdan beri de en gözdesi olmayı başarmış bir şehir. Adeta kendimi evimde gibi hissettim diyebilirim. Daha önce Fransa’da sadece Paris’te bulunmuş biri olarak güney Fransa uzun süredir gitmeyi planladığım bir bölgeydi ve güneşli, lavanta kokulu, tarihi şehir Avignon böyle bir geziye başlamak için çok doğru bir nokta (Ben Marsilya’dan başladım, artık bir dahaki sefere:). Avignon kesinlikle gezdiğim en harikulade Avrupa şehirlerinden biri. 14.yüzyılda tam yetmiş altı yıl boyunca (1309-1423)  papalık iktidarı altında bulunduğu için “Papalar Şehri” olarak biliniyor. Papalar Roma’ya döndükten yıllar sonra bile Avignon’daki mimari ve sanatta etkileri devam etmiş, en güzel örneği de Palais…

  • bali
    HAKKIMDA

    Hakkımda

    Ben Kimim? Merhaba! Ben Ceren. GeziFili’nin yazarı. Zonguldak’da doğdum, hem babamın doktor olarak görevinden hem de eğitim hayatımdan dolayı farklı farklı kasabalarda, şehirlerde, ülkelerde yaşadım. Bilkent Üniversitesi’nde İktisat lisansımı tamamladım, Anadolu Üniversitesi Web Tasarımı ve Kodlama bölümünden ikinci lisans eğitimimi alıyorum, LaSalle ve Birmingham Üniversitesi’nde yüksek lisanslarımı tamamladım. Ardından kendimi severek ve isteyerek dijital pazarlama sektöründe buldum; başka bir deyişle “kendimi buldum” ve bu sektörde 9 yıl çalıştım. Sonrasında 1 seneye yakın yurt dışında ve Türkiye’de seyahat ettim. (Bu konuyla ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz) Şimdiye kadar 39 ülke, 5 kıta ve sayamayacağım kadar şehir, köy, kasaba katettim. Hala da fırsat buldukça gezmeye devam ediyorum. Outdoor sporlara, trekking’e, geç keşfedip bırakamadığım…

  • lviv
    UKRAYNA

    Lviv Hakkında Herşey

    Ah Lviv ah; çocuk ruhlu olgun şehir. Seni çok hafife almışım. Oysa her köşenden çıkan bambaşka ses, koku ve tatla nasıl da büyüledin beni. Lviv Ukrayna’nın en batısında, Polonya sınırında bir kültür şehri. Lviv’liler buraya Lvov diyorlar. Ben de tesadüfen keşfettim. Vizesiz seyahat edilebiliyor bu şirin kente, özellikle Rusya vizesinin tekrar uygulanmaya başlanması kararının açıklanmasından sonra rağbet artar diye düşünüyorum; üstelik hem uçuşlar uygun hem de Avrupa’nın diğer kentlerine göre yeme-içme, konaklama oldukça ekonomik. Kiliseleri, müzeleri, parkları, Opera binası pek güzel. Şehir merkezi bile Unesco listesinde. İkinci Dünya Savaşı öncesi Polonyalı ve Ukraynalıların bir arada yaşadığı bir Polonya şehri iken, Polonya’nın batıya kaydırılması sonrası Ukrayna sınırlarına katılmış. İkinci dünya savaşının…

  • POLONYA

    Polonya’da Hüzünlü Bir Güzel

    Varşova’da Neler Yapılır Polonya’nın turistler tarafından en çok ziyaret edilen ve sevilen şehri hiç şüphesiz Krakow. Ben de gezi planımı yaparken öncelikle Krakow’u dahil etmiştim rotama, çünkü internette okuduğum herşey, her yorum, Krakow’u işaret ediyordu. Sanırım bundaki en büyük etken Karakow şehir merkezi yani “Old Town” bölgesinin ikinci dünya savaşında zarar görmemiş ve günümüze kadar güzelliğini korumuş olması. Öte yandan Varşova acıyı iliklerine kadar tatmış, en acımasız savaş ve yıkım sahnelerine defalarca tanık olmuş yaralı bir güzel. Güzel diyorum çünkü internette okuduklarımın aksine Varşova beni büyüledi. Tarihin izlerini taşıyan Varşova’da, Chopin’in gençlik yıllarını, Nazi direnişini ve daha bir çok ” dikkatlice ve kasten günümüze taşınmış anıyı bulmak mümkün; bu yüzden…

  • GEZİFİLİ'NDEN NOTLAR

    Yurt Dışında Alışveriş

    Henüz keşfetmediğim bir ülkeye adım attığımda yapacağım ilk şey markete uğramaktır. Market deyip geçmeyin; pazarlar gibi marketler de bulunduğunuz ülkenin ya da şehrin yerel mutfağı ile ilgili fikir verebilir, aynı zamanda uygun fiyata nefis yiyecekler bulabilmek (ki yola hızlıca devam edebilelim) için harika yerlerdir. Gastronomi kültürüne pek düşkün biri olarak saatler geçirebilirim. Bir de tabi sadece bulunduğunuz şehirden ya da ülkeden alabileceğiniz yiyecek/içecek ya da hediyelik eşyalardan bahsediyor olacağım bu bölümde. Burada bahsedeceklerim sadece tecrübeyle sabit ve ilk akla gelen şeyler tabi ki. Eğer sırt çantası ile seyahat ediyorsanız oradayken denemenizi tavsiye ederim her şeyi, çünkü aldıklarınızı getirmek problem olabilir, özellikle yiyecek/içecekler vs. için, fakat olur da ekstra bagaj getirmeye…

  • kamboçya demiryolu
    GEZİFİLİ'NDEN NOTLAR

    Asya ve Güney Amerika’da 8 Ay Solo Seyahat

    Tabi ki size sekiz ayda 8 ülke ve 2 kıta serüvenimden seve seve bahsedeceğim ama öncelikle bu yolculuğa çıkışımın ve rotalarda kaybolurken kendimi buluşumun hikayesini anlatmak istiyorum. Tam bir yıl önce kurumsal hayata ara verip hayallerimin peşinden koşmayı, durmayı-ki durmaktan kastım hiç birşey yapmamak değil, tam tersine çok daha fazla şey yapmak, durmanın da hareket olduğunu hatırlamak, rahat alanımdan çıkıp bilinmezi deneyimlemek- için tek başıma yola çıktım. İlk solo seyahatimi 4 yaşında 100 cc ‘lik sırt çantasıyla, anneannemin evinden gizlice (beni takip eden annemden habersiz) beş yüz metre ötedeki komşu istikametinde yapmışım ama maceram kucağa alınıp götürülerek son bulmuş. Gezi sonrasında tekrar kurumsal çalışma hayatına geri dönmeyi planlıyordum. Kararlar hep…

  • JAPONYA

    Japonya İzlenimleri

    Daha önceki yazılarımda da Japonya’da çok uzun kalamadığımdan bahsetmiştim. Ama iki hafta da olsa dolu dolu geçti ve bir çok şey görme ve deneyimleme fırsatı buldum. Sizlere bu yazımda eğer kısıtlı zamanınız varsa öncelikle yapabileceğiniz şeylerden bahsedeceğim. Japonya’ya gitmeden önce kafamda hep daha önce gitmiş insanlardan duyduğum bilgiler vardı; “geleceğe yolculuk yapmak gibi”, “yolda kaldırımlar yok, çizgiler var”, “aşırı pahalı”, “çok saygılılar”, “kapsül otel odaları”, “muhteşem kiraz ağaçları”, “metrolar çok kalabalık” gibi. Bunların kimi doğru kimi yanlıştı. Örneğin her ne kadar Tokyo gerçekten de teknoloji ve olanaklar bakımından gelecekte olma hissini verse de Tokyo’nun dışına çıkmaya başlayınca sayfiye kasabası havası hakim. Ama ben özellikle Japonya’nın küçük kasabalarını daha çok sevdim…

Translate »