georgetown malezya
MALEZYA

Malezya’nın Kültür Başkenti Georgetown

Aynı zamanda bir ada olan Penang Malezya’nın sokak yemekleri başkenti olarak biliniyor hatta genel olarak midesine düşkün olanların uğrak yeri diyebiliriz. Penang’daki Georgetown şehri tüm 8 aylık gezimin favori duraklarından biriydi. Kalışımın iki gününü yatak döşek hasta geçirdiğim halde hem de..Kendine özgü mimarisi, duvar resimleri, etnik çeşitliliği ve bu bölgede daha önce hiç rastlamadığım birbirinden farklı yemekleriyle eşi benzeri yok.

Yeni bir şehre gittiğinizde ilk yapacağınız şey elinizde rehberlerle bir duraktan diğerine koşturmaktır, ama burada hemen herşey görülmesi gereken ayrı bir yer. Sadece UNESCO dünya kültürel mirasının bir parçası olan ikinci dünya savaşı öncesinden kalma binalara hayranlıkla bakarak ya da duvar resimlerini bulmaya çalışarak bile tüm günü dolu dolu geçirmiş hissediyorsunuz. İngiliz sömürge mimarisi demek daha doğru olur.. Bu bölgenin yerel halkı Malezyalı, Hintli ve Çinlilerden oluşuyor ki bu da daha önce bahsettiğim gibi yemeklere yansımış.

Penang’a gittiğimde hava inanılmaz sıcak ve nemliydi; oysa yılın “en güzel” zamanında gittiğimi söylemişlerdi (Aralık-Şubat); çünkü yağmur yağdığı için daha katlanılır oluyormuş. Bölgenin Penang’dan sonra en fazla turist alan ve popüler şehri Batu Feringghe; uzun sahil şeridi ve gece hayatı tabiki bunda büyük rol oynuyor. Bense sonrasında Tayland’a gidip zaten denizin tadını uzunca bir süre çıkaracağım hem de Penang’ı kültürel bakımdan daha ilginç bulduğum için baz olarak burayı seçtim.

Bir de beni en çok büyüleyen şeylerden biri tezatlıktı. Eski binaların arasında yürürken birden çok güzel bir kitapçı ya da cafe çıkıyor karşınıza. Ama önden söylemek isterim; eğer aradığınız ışıl ışıl tertemiz sokaklar, lüks restoranlar ve otellerse burası size göre değil. Georgetown’da dünyanın farklı yerlerinden bir çok expat ve digital nomad (dijital göçmen) yaşıyor; benim hissettiklerime benzer şeyler hissetmiş olsalar gerek diye düşünüyorum.

Gelelim Georgetown, Penang’da neler yapabiliriz;

Graffiti avına çıkmak:

Sanırım bununla ilgili satırlarca konuşabilirim çünkü gittiğim günün ertesi günü ilk yaptığım şey buydu. Hemen otelden bir harita alıp şehrin eski kısmını karış karış dolaşarak tek tek duvar resimlerini buldum; hem eğlenceli bir oyun gibiydi hem de güzel kareler yakalama fırsatı buldum.

Ben sadece iki tanesini buraya bırakıyorum, gerisi size sürpriz olsun yolunuz düşerse.

penang graffiti
Georgetown, Malezya
penang graffiti 2
Georgetown, Malezya

UNESCO Kültür Mirası binaları seyretmek:

Daha önce de bahsettiğim gibi eğer turistler ve sokağa park edilmiş arabalar olması kendinizi geçmişte yolculuk yapıyor sanabilirsiniz burada. normalde insanlar sıcaktan dolayı tuktuk ya da turistik arabalardan kiralıyorlar fakat ben yürüyerek gezdim; aralarda ıslandım ama yine de çok keyifliydi.

mimari georgtown
Georgetown, Malezya
georgetown binalar
Georgetown, Malezya

Clan Jetty’de yürümek:

Burası gerçekten ilginç bir yer; hatta ilk gelişimde anlamlandıramadım. Önce taze tropikal meyve suları ve yemekler sunan ve pazara benzeyen bir alandan geçiyorsunuz; sonrası tamamen yerleşim alanı. Uzun zaman Çin’in Fujian eyaletinden gelen göçmenler tarafından suyun üzerinde inşaa edilmiş rustik evlerden oluşuyor. Bunlardan en bilineni “Chew Jetty”. Günümüze kadar hayatta kalan Penang’daki 6 klandan biri.

Aklımda burasıyla ilgili kalan en net anı aşağıdaki manzaraya bakarken hissettiğim huzur ve sessizlikti; diğeri de akşam olduktan sonra geri yürürken perdesiz evlerden dışarıya yansıyan ev halleri; açık televizyonun sesi; yenilen akşam yemeklerinin kokusu, koşuşturan çocuk sesleri; verandada birşeyler içen insanlar; bir an için içinde bulundukları yaşam şeklinin ne kadar zor olabileceğini unutuyorsunuz.

clan jetty
Clan Jetty’den Manzara, Georgetown

Karakteristik Cafe’lerden birinde oturup kahve & kitap keyfi yapmak:

Bazen haritada ya da rehberinizde gördüğünüz yerlere işaret koymak ya da mutlaka denenmesi gereken o meşhur yemeği yemek değil sadece durmak ve gözlemlemek istiyor insan. İşte böyle anlarda ben bir not defteri ya da kitap alıp kahve ve sevdiğim bir tatlıyı söyleyip anın tadını çıkarmayı seviyorum.

Böyle anlar için tavsiye edebileceğim yerlerden biri aynı zamanda sergilere de ev sahipliği yapan ve içerisinde gezmeye değer bir sanat mağazası bulunan bölgenin en büyük cafe’lerinden China house; özellikle tropikal meyvalarla hazırladıkları kahvaltı kaseleri denemeye değer. Diğeri de dışarıdan ve ilk içeri girdiğinizde bir şeye benzemeyen ama sonra aşağıdaki gibi güneşli bir avluya açılan Mugshot Cafe. Hatta aynı avluda yağmur sesini dinlemek ayrı bir keyif.

chinahouse malezya
Chinahouse, Malezya
chinahouse malezya
Chinahouse, Malezya
Mugshot Cafe, Georgetown, Penang
Jackfruit Tart ve Kahve, Mugshot Cafe

Ve sokak yemekleri:

Farklı yemekler denemeyi seviyorsanız doğru adres burası. Her köşe başında bir aile işletmesi ya da yemek standı görmek pek mümkün. Kaldığım süre boyunca cafe’leri ve denemek için gittiğim 1-2 restoranı saymazsak sokak yemeği dışında pek bir şey yemedim ve her seferinde mutlu ayrıldım.

Peki ne yemeliyim? derseniz. Seçip cevap verebilmek zor ama öncelikle Beef Noodle, Assam Laksa, Char Koay Teow ve Wantan Mee derim. Tiger Char, Kapitan ve Ping Hooi’de çoğunu bulabilirsiniz; ama seçenek bol olduğu için herhangi bir yer de olabilir. Ardından tatlı olarak da buz gibi bir Cendol. Tüm yemekleri 5-15 TL arasında fiyatlarla deneyebilirsiniz.

sokak yemeği georgetown
Wan Tan Mee
cendol georgetown
Cendol
tang bistro georgetown
Tang Bistro Restoranı, Georgetown

Bonus: Çinli bir ailenin işlettiği pastane Ming Xiang Tai’ye mutlaka uğrayın. Özellikle Pandan kreması dolgulu kurabiyeler çok lezzetli ( pandan asyanın vanilyası olarak bilinen bir bitki).

bakery georgetown
Ming Xiang Tai Bakery, Georgetown

Nerede kaldım?

Nerede kalmanız gerektiğini öneremiyorum çünkü bu bütçenize, kalış sürenize, zevklerinize göre değişir; ama en azından söyleyebilirim ki bir çok seçenek mevcut.

Ben Vintage House isminde sonradan otele dönüştürülmüş tarihi bir evde kaldım. Gerçekten ev gibiydi ve ilk varışımdan itibaren böyle hissettirildim. Otelde çalışan Cheah beni gelir gelmez arabasıyla yemeğe götürdü ve önerilerde bulundu. Tayvan’da yağmurda trekking yaparken şifayı kaptıktan sonra 2 gün hasta yattım ve bana marketten iki poşet dolusu kivi ve limon almıştı. Mutfakla otel odası arasında mekik dokuyarak hızlıca toparladım. Bir de odayı uzun bir süre için tutmuştum ve Cheah bana bunu iptal edeceğini ve başka yerlere seyahat etmem durumunda odamı tutacağını, ve kaldıkça fiyatlandıracağını söyledi. Düşünsenize otel çalışanı bunu kendiliğinden teklif ediyor?:) Kesinlikle tavsiye ederim bu mütevazi ama şirin işletmeyi.

vintage house georgetown
Cheah’cığımla; Vintage House, Georgetown
Vintage House Georgetown
Vintage House, Georgetown

Buradan Cameron Highlands’e yani Malezya’nın akciğerlerine seyahatimden bir sonraki yazımda bahsedeceğim.

Sevgiyle kalın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Translate »